EL NUSRA'YI DEVLETE SADAT YERLEŞTİRDİ

Güvenlik birimleri içindeki El Nusra yapılanması SADAT'ın eseri..
Geçmişten bu yana, AKP Türkiyesi gibi bölgesel güçler pragmatik bir zihniyetle, konjonktüre göre çeşitli terör örgütleriyle iş tutmuş ve onları desteklemiştir. Ancak dini ve ideolojik temelli bu örgütler kendilerini destekleyen devletlerin çıkar temelli politika değişimlerini uyum sağlayamazlar. Bu nedenle terör örgütleri birçok örnekte olduğu gibi zamanla kendilerini destekleyen devletleri hedef alırlar.

Affanistan'da Sovyetler Birliği'ne karşı ABD ve Suudi Arabistan tarafından desteklenen Usame bin Ladin, başta Arap yarımadası olmak üzere Arap dünyasında birçok 'cihatçı' devşirerek Sovyetlere karşı savaşmıştır. Suud ailesine çok yakın bir aileye mensup olan bu karizmatik lider, Sovyetlere karşı yürütülen cihat boyunca Suud Krallığı tarafından desteklenmiştir.

Ancak konjonktür değişip, Kuveyt'i işgal eden Saddam Hüseyin'e karşı Suudi Arabistan'ın ABD'nin yanında yer alması gerekince Uşame bin Ladın'ın Riyad'la arası bozulmuştur. Arap yarımadasına ABD askerlerinin ayak basması ve müslüman bir ülkeye karşı Hristiyan bir ülkeyle ittifak kurulması zamanla Suudi Arabistan'ı Bin Ladın'ın hedefi haline getirmiştir.


Benzer bir durum ne yazık ki Türkiye'nin başına gelmekte. Suriye savaşının başında, dönemin Başbakanının Şam Emevi Camii'nda cuma namazı kılmak istemesi üzerine Ankara Esed'e karşı İşid ve el-Kaide'nin Suriye kolu olan Nusra gibi terör örgütleriyle de ittifak yapmıştır. Ancak Suriye'deki konjonktürün değişmesi, yani Rusya'nın dahil olmasıyla Esed'in düşürülemeyeceğinin anlaşılması Ankara'yı Moskova'nın yanında Nusra'nın karşısında konuşlandırmıştır.

Nitekim, 15 Temmuz'dan sonra, Putin'in dostluğunu kazanbilmek için Ankara'nın başta Halep olmak üzere Suriye muhalefetini sattığı şeklindeki iddiaların muhalif gruplar arasında dillendirildiği medyaya yansımıştı.

Rus Büyükelçisinin öldürülmesi olayı gösteriyor ki, Hükümet yetkilileri bu terör örgütlerine sadece maddi destek sağlamakla kalmamış, topraklarını ve güvenlik birimlerinin kadrolarını da açmış.

SADAT isimli güvenlik şirketinin bir süredir gölge genelkurmay olarak çalıştığı dile getirilmekteydi.
Ankara'nın kalbinde gerçekleşen bu olay ise, paralel devletle mücadele bahanesiyle yapılan temizliklerden sonra, boşalan kadrolara Nusra gibi örgütlere bağlı teröristlerin ne derece sızdığı. Suikastın organize bir eylem olması devlet içinde güçlü bir terörist yapılanması olduğu ihtimalini akıllara getiriyor.

SADAT, Suriye'de El Nusra üyelerini eğitmişti. SADAT'ın en önemli faaliyet alanı Suriye'deki cihatçıların savaş kapasitesinin artırılmasıydı. SADAT kadrolarıyla El Nusra kadroları arasında geniş bir geçişkenlik sözkonusu. 

SADAT şu an Türkiye'de güvenlik kurumlarının tamamı üzerinde etkili ve SADAT'ın başkanı Adnan Tanrıverdi, Recep Tayyip Erdoğan tarafından Saray'da başdanışman olarak görevlendirilmiş durumda. 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ