Dolarla kavganın bedeli: Kredi faizi yüzde 30'u geçti

Cumhurbaşkanı’nın faiz karşıtı söylemleri ve piyasanın ‘faiz artır’ baskısı altında geçen Mayıs ayında dolar kuru 4.92’ye kadar çıkarken, şimdi Merkez Bankası’nın gecikmiş de olsa aldığı önlemlerin yan etkileri tartışılıyor.

Dolar son bir haftada faizlerde art arda atılan adımlarla 4.50 TL’nin üzerinde sakinleşirken, Merkez Bankası’nın piyasaya yön veren faizlerinin üst limitini yüzde 18, hatta gerektiğinde yüzde 19.5’e kadar yükselteceğini açıklaması kredi piyasası yoluyla ekonomi üzerinde önemli bir baskıya yol açıyor. Bankalar kredi verirken Merkez Bankası’nın tavan faizlerini baz alıyor ve oranlar politika faizindeki artıştan daha fazla yükseliyor.

Konuyu dile getiren Dünya’dan Atılım Murat, önümüzdeki hafta Merkez Bankası’nın yeni bir faiz artırım toplantısı yapacağını hatırlatarak piyasalardaki beklentilere karşın ‘Merkez’den sert bir faiz artırımı daha gelir mi, emin değilim’ diyor. Murat, faiz artırımlarıyla kur artışları dizginlenirken ekonomide başka tarafın bozulduğun kaydediyor. Şunları söylüyor:


‘Kredibilitesi yüksek olan şirketlerin orta vadeli finansman maliyetleri yüzde 25’e yükseldi. Bilançolarında borç taşımayan şirketlerden bahsediyorum. Firmaların mal ve hizmet satışlarından doğan yurt içi ve yurt dışı alacaklarının takibini ve tahsilini yapan faktoring piyasasında faizler yüzde 30’un üzerine çıktı. Bu faiz oranlarıyla iş yapılamaz. Hepimiz bu maliyetlere katlanacağız. Önümüzde böyle bir realite var. …24 Haziran seçiminden sonra her şeyin bir anda düzeleceğini düşünmek aşırı iyimserlik olur.’








Yükleniyor...
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ