Bu işte bir terslik yok mu?

Recep Tayyip Erdoğan çıksa açık açık, ’15 Temmuz’u biz tezgahladık, hepsi tamamen mizansendi’ dese bile şu andaki değişen bir şey olmaz. Hem Ergenekoncuların, hem müptezel İslamcıların iftira ve mesnetleri değişmez.

Tr724'ten  ALPER ENDER FIRAT'ın analizi şöyle; Ankara Barosu Ceza Enstitüsü Başkanı Avukat Bülent Yücetürk Habertürk’de yayınlanan bir programda bir diyor ki ‘15 Temmuz’da asıl darbeyi engelleyenler ordunun içerisindeki Kemalist subaylardır, Kara Kuvvetlerin içinde çok ciddi bir Kemalist yapı vardır onlar sokağa çıkmadığı için de darbe gerçekleşmemiştir.

Yücetürk’e göre Kemalist yapı Fethullahçı bir darbenin ülkeyi ortaçağa götüreceğini anladıklarından Recep T. Erdoğan’ın yanında yer alıyorlar.


Bülent Yücetürk konuşurken Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan araya giriyor: “anlaşma yapılmıştır aslında, bir anlaşma yapılmıştır. Kemalist kadro ile anlaşma yapılmıştır.” diyor.

Spiker Sokağa çıkmamalarının nedeni anlaşma yapıldığı için mi, subaylar iktidarla anlaşma mı yaptılar? Diye üsteliyor.

Mayınlı tarlaya girdiğini fark eden Yusuf Kaplan daha ileri gitmiyor daaha ötesi yok diyor.

Programda bu mesele daha mıncıklanmıyor, ileriye gidilmiyor tabiki.

Hemen soralım, Kemalist kadro ile Recep T. Erdoğan yani Ergenekon ile Erdoğan ne zaman anlaşmaya varmışlar? 15 Temmuz’dan ne kadar önce mesela? Bu bahsedilen subaylar 15 Temmuz girişimini ne kadar önceden biliyorlardı?

Yusuf Kaplan gibi havuzun yazarları da dahil herkesin bildiği bu hayasız tiyatro gerekçe edilerek yüzbinlerce insanın hayatı karartıldığı yetmez gibi 15 Temmuz 2016’da 15-16 yaşında olan gencecik kızlar, İslamcı görünen bir iktidarda Ebu Cehil’in yapmaya utandığı alçaklığa maruz bırakılıyorlar.

Meğer bir tek soykırıma uğratılanlar bilmiyormuş bu alçak tiyatroyu. Kemalistler, Ergenekoncular, Saray yandaşlarının, dünya devletlerinin, herkesin bildiği bir sırmış meğer. Bu kadar itirafa rağmen kafalarda hiçbir soru işaretinin olmaması bile bunun bir tezgah olduğunu tek başına kanıtlamaya yeter.
 

Gerçi Recep T. Erdoğan çıksa açık açık, ’15 Temmuz’u biz tezgahladık, hepsi tamamen mizansendi’ dese bile şu andaki değişen bir şey olmaz. Hem Ergenekoncuların, hem müptezel İslamcıların iftira ve mesnetleri değişmez.

Öyle ya yerli ve milli işadamı Reza Sarraf ABD mahkemelerinde çıkıp her şeyi açık açık itiraf etmedi mi? 17-25 operasyonlarında ortaya çıkanlardan fazlasını itiraf etmedi mi?

Evet hepsini itiraf etti ama polislerin hepsi tutuklu kalmaya devam ediyor. O günlerde can siperane bir mücadele ile hükümetin yanında yer alan hiç kimse çıkıp özür de dilemedi. Biz yanlış yapmışız gerçekler sizin dediğiniz gibiymiş demedi.

Ama niye hala top bizim sahamızda oynanıyor? Böylesine alçak bir soykırıma maruz kalmamıza rağmen, bize yapılan katliamın, hunharlığın, haksızlığın, alçaklığın, işkencenin bini bir para olmasına rağmen top niye hala bizim sahada? Neden bizim ayakkabımızdaki tozları, habbeyi kubbe yaparak tartışıyoruz? Sürekli konuştuğumuz tartıştığımız mevzu ettiğimiz bizim kemerlerimizin estetik görünmemesi. Ölen biz, vurulan biz, hapsedilen biz, yokluğa mahkum edilen, işkence edilen biz, yine de tartışılan biz! Soykırıma uğramamıza rağmen hala kabahatli olan biz! Sahiden bu işte bir terslik görmüyor musunuz?


Kaynak: Tr724
 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ