​AKP kurucusu: Partide huzursuzluk, ispiyonculuk had safhada

Kurucusu olduğu AKP’den istifa eden eski bakanlardan Ali Babacan ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun parti kurma hazırlıkları devam ediyor. Babacan ve Davutoğlu önderliğinde iki ayrı parti kurulacağı biliniyor.

 Yerel seçimlerde MHP ile ittifaka rağmen Ankara ve İstanbul gibi önemli büyükşehirleri kaybeden ve oy kaybı yaşayan AKP’nin Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ise bu süreci nasıl izlediği merak ediliyor.

Yeniçağ yazarı Orhan Uğuroğlu bugünkü yazısında AKP kurucuları arasında yer alan ve halen AKP’ye bağımlı olduğunu belirttiği ANAP kökenli bir siyasetçiyle yaptığı görüşmeyi aktarıyor.


Uğuroğlu; AKP milletvekillerinin, il, ilçe hatta belde teşkilatlarının 24 saat boyunca takip edildiğini belirtiyor. Özellikle milletvekillerinin çok yakından izlendiğini ifade eden Uğuroğlu, “Meclis kulislerindeki görüşmeleri, illerindeki temasları, ziyaretçilerin kimlikleri hatta daha da ileriye götüreyim aileleri de takip altında” diyor.

AKP’de Erdoğan tarafından kurulan düzeni "siyasi kast sistemi" olarak tanımlayan Uğuroğlu, “AKP'de hem akraba, hem tarikat, hem cemaat, hem de siyaset unsurları egemendir. AKP teşkilatları ve meclis grubu biat kültürüne uygun olarak kurulmuştur” ifadelerini kullanıyor.

Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün destek verdiği Ali Babacan ekibinin ılımlı, liberal ve ANAP - Doğru Yol kökenli AKP tabanına yönelik çalışmalar yaptığını aktaran Uğuroğlu, Davutoğlu ekibinin ise AKP'nin İslami, muhafazakâr ve milliyetçi kanadı ile temas halinde olduğunu belirtiyor.

31 Mart yerel seçimlerinde "Erdoğan kaybetmez" algısının yıkıldığını ifade eden Uğuroğlu, “Tayyip'in partisi fitili çekilmiş patlamaya hazır bomba gibi… Erdoğan'ın metal ve mental yorgunluğu herkesin malumu” diyor.

AKP’nin kurucuları arasında yer alan siyasetçiyle yaptığı görüşmeleri aktaran Uğuroğlu, söz konusu kişinin AKP’deki huzursuzluğun had safhada olduğunu söylediğini belirtiyor. Siyasetçinin aktarımları şöyle:

"Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin bir kişiye tüm devlet yükünü yüklemesi görüldü ki altından kalkılması kolay bir iş değil.

Devletin bürokratik yapısı da huzursuz. Saraya yakın olma yarışı var. Yakın olan terfi alıyor ki en önemli kıstas ise maalesef liyakat ve kariyer değil cemaat, tarikat ve ilahiyat önemli.

Erdoğan'ın baskısına rağmen partideki huzursuzluk had safhada. Baskı ise ters tepiyor ama Erdoğan'a olumsuzluklar hiç yansıtılmıyor. Şikayet hatta diyebilirim ki ispiyonculuk had safhada…"
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ