Ahmet Nesin 'Ülkücü'lerin infaz itiraflarını hatırlattı

İktidarların kimi zaman kasten kimi zaman da zımni olarak göz yumduğu hak ihlallerine her geçen gün yenileri ekleniyor.




İşkence haberlerinin ardı arkası kesilmiyor. Devletin bekası adına yine devlet çalışanlarının suç işlemesine göz yumulduğu iddialarının haddi hesabı yok.


Kimi zaman da medyadan devleti suç işlemeye teşvik edenler oluyor. Tıpkı, devlete 'en makbul' işkence metotları dersi veren Cem Küçük gibi.

Geçmişte işlenen cinayetleri, devletin bu cinayetler karşısındaki kimi zaman 'teşvik' eden kimi zaman da sessiz kalan tutumuna dikkat çeken Ahmet Nesin, Orgeneral Bedrettin Demirel'in kitabında, "12 Eylül'ün geç yapıldığına inanıyorum. Arkadaşlarımın çoğu 'Tam olgunlaşsın, millet tarafından tasvip edilsin' dediler. Bana kalsaydı en az bir yıl önceden yapardım. Bir yıl çok kan aktı" satırlarını hatırlattı.

Bunun ne anlama geldiğini ise, "Gençler 1 yıl daha Kenan Evren ve arkadaşlarını haklı çıkarmak için kışkırtıldı ve ölümler desteklendi. Bu haklı diktatörlük isteme payesidir ve bunu isteyenler yargılanmalıdır, oysa gençler idam edildi ve öldürüldü" yorumunu yapan Nesin, önde gelen Ülkücü suçluların infazlarıyla ilgili ise şu satırları kaleme aldı:

"Ankara’da 7 TİP’li gencin öldürülme olayını düşünün, oradaki katillerden biri olan Haluk Kırcı ifadesinde “5 kişiyi ben infaz ettim, 2 kişiyi Abdullah Çatlı. ‘İnfaz ettim. Kurbanların biri havluyla boğularak, dördü kafa hizasından kurşuna dizilerek, diğer ikisi de Eskişehir yolunda öldürüldü.” diyor. İnanır mısınız bilemem ama aynı davada yargılanan İbrahim Çiftçi daha sonra şu an iktidar ortağı MHP’de genel başkanlığa aday oldu.

Buna benzer olaylar çok ama ben atlayarak gitmek istiyorum, çünkü şu an benim beynim ve midem nasıl altüst olduysa, sizin de fazla olmasını istemiyorum. Arkasından Devlet Bahçeli’nin arabasında yakalanan 2 otomatik tüfek olayı geliyor. Arabasını ülkücü arkadaşlarına vermiş Bahçeli ve bunlar yakalanıyor. Bahçeli bu olayda yargılanmıyor, o tüfeklerin kimi öldürdüğü hep meçhul kaldı ve şu an bu kişi yönetiyor Türkiye’yi."

Nesin, sözü Cem Küçük'e getirdi ve ekledi:

"Sonrasında, yıllardır bu şekilde yönetilen ülkede Cem Küçük gibi bir zibidi, çapsız gazeteci bozuntusu çıkıp televizyon kanalında yapılması gereken işkence metotlarını sıralıyor ve karşısında bulunan aynı çapsız kişi olan Fuat Uğur da gayet normal bişey konuşuyorlarmış gibi dinliyor kendisini, bırakın stüdyodan kovmayı, sırıtarak dinliyorlar birbirlerini."
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ