Abdurrahman Dilipak, AKP iktidarı için açtı ağzını yumdu gözünü

İktidara yakınlığı bilinen Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, zulme sapan devletin tepesindeki karar vericiler ve onu uygulayan bürokrasinin suç örgütüne dönüşeceğini yazdı.




Dilipak bugünkü yazısında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP iktidarına üstü kapalı göndermelerde bulundu. Hayırsız devletin, hayırsız evlattan daha büyük bir tehlike olduğunu belirten Dilipak, “Hayırsız devlet ya halkına zulmeder, ya da sizin çocuklarınızı alır, başkalarına zulmeder. İlahlık ve Rablik taslar” dedi.


HZ ÖMER’İN YOLUNDAN UZAKLAŞANLAR ADİDİR

Dilipak, “Yaptığı kanunlar hukuka uygun değilse ve hakkı korumuyorsa, suç aletidir. Zulme sapan devlet, devletin tepesindeki karar vericiler ve onu uygulayan bürokrasi suç örgütüne dönüşür. Hz. Ömer’e benzeyenler ne kadar alî ise, onun yolundan uzaklaşanlar o kadar adi’dir!” ifadesini kullanması da dikkat çekti.

ALLAH DEVLETİ KİMSENİN BAŞINA BELA ETMESİN

‘Allah kimseyi devletsiz bırakmasın. Kimsenin devletini de başına bela etmesin, ona başka bela gerekmez! Belasını bulmuştur” diyen Dilipak, “Din adına da kurulsa ya da din adına hareket ettiğini de söylese, o devlette adalet yoksa meşruiyetini kaybeder. Bir devletin karakteri ya adalettir ya da zulüm” diye yazdı.

ZULÜM İLE ABAD OLUNMAZ

Psikolojik hastalıkların temelinde nefsin heva ve hevesleri, tevekkülsüzlük, ihtiras, kıskançlık, sabırsızlık gibi ahlaki zaafların yattığını vurgulayan Dilipak, şunları dile getirdi: “Haram para, mal, makam, durduğu yerde durmaz. Şeytan size yediğiniz haltı hoş gösterse de, sizi manen çürütür. Zulm ile abad olunmaz. Bereketsizlik onları yer bitirir. Elbiseleri yeni olsa da beyinleri ve yürekleri çürüktür onların. Yüzleri gülse de içleri ağlar.”

MAFYA GİBİ DAVRANAN SİYASETÇİ DAHA TEHLİKELİDİR

Dilipak yazısında şu ifadeleri kullandı: “Mafya Mafyalığını bilir. Siyasetçi Mafya yöntemlerini de kullanır, Mafya gibi de davranabilir. O zaman onlardan daha kötü, daha aşağılıktır. Onları da kullanır. Siyaset bir hizmet vesilesi olabileceği gibi bir ihanet ve zulüm aletine de dönüşebilir. İktisad ve siyasetin İS’i, piyasanın elinde ülkeyi boğan bir PİS’liğe dönüşebilir.”

HZ. ALİ’Yİ HAK NAMINA ŞEHİT ETMEDİLER Mİ?

Dilipak, “Haklı olmak, kimseye haksızlık yapma hakkı da vermez. Aslolan ıslahattır. İnsanları kaçırmak değil kazanmaktır. Cezalandırmak kadar affetmek de önemlidir. Hak namına(!) Hz. Ali’yi Şehid etmediler mi!. Hak namına ya da Halk namına yapılan şey zulümse ne fark eder.. Sonunda aynı Şeytanın farklı bir oyunu sözkonusu. Siyonistler ya da haçlılar, Myanmar’daki Budistler ne adına zulmediyorlar!” dedi.

DEVLET NİMET OLSAYDI PEYGAMBERLER HİCRET ETMEZDİ

Dilipak şunları vurguladı: “Bakın, eğer devlet her halukârda nimet olsaydı, herhalde bazı peygamberler hicret etmezlerdi. Hicret kaçıp gitmek değil elbette. Hicret geri dönüş umudunu içinde taşıyan yeni bir başlangıçtır. Allah’ın arzı geniştir. Kendi devletinin şerrinden emin olmak için insanlar bazan kaçacak yer aramışlardır. Onun için Kur’an-ı Kerim Yurtlarından çıkarılanlar hakkında ayrı bir düzenleme yapmıştır. Biz inşallah adil bir devleti ve bereketli bir nimeti hak eden kullardan oluruz.”
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ