“2020 yılının Arjantin’i şimdiden seçildi: Türkiye”

Ekonomist Atilla Yeşilada, IMF heyetinin Türkiye’de yaptığı görüşmelere ilişkin, “IMF sinsi bir uluslararası suç örgütü müdür ki, onunla görüşme ayıp olsun” diye sordu.



“Türkiye’yi şikayet etmek suç mudur ki, ayıplansın? Yahu, IMF’yi çağıran siz, eğer ön raporu okuyan varsa önerdiklerinin çoğuna ‘He, ya, iyi fikir bu niye bizim aklımıza gelmedi?’ diyen yine siz. Raporun web sitesinde yayınlanmasına izin veren? Tabii, siz. IMF’ye her yıl katkı yapan? Yine siz. IMF İcra Direktörleri arasında bir TC vatandaşı da yer almıyor mu?” sorularının yer aldığı paraanaliz.com’daki yazısında Yeşilada, şöyle devam etti:


“Ama muhalefet IMF’yle konuşunca ayıp oluyor. Size bir kez daha demokrasinin tanımını yapayım: Vatandaşlar, STÖ ve politik partiler anayasa ve kanunlarda açıkça suç olarak tarif edilmeyen her fiili serbestçe icra edebilirler.

Şimdi açtım New York Times’ı, bastım parayı, verdim bir sayfa ilanı:

Türkiye Orta Çağ kafası ve şişe çekme, sülük yapıştırma benzeri ekonomik politikalar uyguluyor. Bu ülkeye para yatıran salak dölü salaktır.

Ehh, yaptım işte. Ne olmuş ya? Bu ülkede meşru siyasetin sınırlarını AKP ve bir avuç Saray beslemesi yandaş kalemşör mü çizecek?

“MİLLET AÇ! BIRAK IMF’Yİ DECCAL GELSE UMRUNDA DEĞİL”

…Millet aç, IMF değil Deccal gelse, umurunda değil, elektrik faturasını nasıl ödeyeceğim, çocuğun servis-kırtasiye masraflarını nasıl karşılayacağım? diye kara kara düşünüp, kafasını kaşıyor.

“MUHALEFETE IMF SUÇLAMASI YÖNELTMENİN İKİ AMACI VAR”

Muhalefeti IMF’yle gayri-meşru ilişkilere girmekle suçlamanın 2 amacı var. İlki, yakında nasıl olsa kapısına gidip IV Henry’nin Papa’nın kapısında üç gün soğukta yattığı gibi para dileneceksiniz, hemen muhalefeti de suça ortak edelim.

İkincisi, sizin altına imza atıp yayınlanmasına onay verdiğiniz metin IMF nazik üslubuyla yazılmış olmasına rağmen çok ağır eleştiriler içeriyor, hemen dikkati sudan bir konuya çekelim ki, seçmen okumasın. Bu arada, IMF raporlarını yorumlamak en az Fed FOMC açıklamalarını yorumlamak kadar ince bir sanattır ve Türkiye’de yalnızca tarafımdan icra edilir.

Beş sayfalık raporu okuyunca, bir kez daha dizlerimin üstüne çöküp Odin’den bizi kurtarması için merhamet dilendim.

Size yazılanları ‘halk diliyle’ deşifre edeyim:

– Bu sene sadece %0.25 büyüyeceğiz—Kapak olsun!

– Yıl sonu TÜFE %14’ün biraz altında gerçekleşir—Kapak olsun!

– Halihazırdaki sükunet kırılgandır—Suyundan da koy!

– Güçlü ve sürdürülebilir büyüme ihtimali zayıflamıştır, riskler aşağı yöndedir—Kavgada söylenmez!

– Sıkı para politikası uygulayın—Off, acıttı!

– Bütçede daha fazla harcama yapacak cukka kalmadı—Alo, Ankara duyuyor musun? Yozgat çık sen aradan.

– Bankalarda ne kadar batık kredi var, tarafsız bir üçüncü parti inceleyip rapor yazsın—-Ohh, çöl sıcağında buzlu hurma şerbeti gibi.

– Türkiye Varlık Fonu bütçe bütünlüğünü bozuyor—Sülaleme küfretseler bu kadar acıtmaz.

“IMF’NİN NE İSTEYECEĞİNİ BİLELİM, ONA GÖRE TEDBİRİMİZİ ALALIM”

Peki hükümet niye bu rapora engel olmadı? Çünkü, onlar da biliyor ki, 2020 yılının Arjantin’i şimdiden seçildi: Türkiye. IMF’nin bize stand-bye kredisi bahşederken ne isteyeceğini bilelim ona göre tedbirimizi alalım.

Bu raporun altına TC vatandaşı olan İcra Direktörü abimiz de imza atacak mı, gerçekten merak ediyorum.

“BAŞKAN IMF’YE GİDER, YİNE KANDIRILMIŞTIR, HALKIMIZ DA AFFEDER”

Türkiye’de kime ‘Merak etmeyin, IMF gelip bizi kurtaracak’ desem, cevap ‘Valla doğrusun da, Başkan yapmaz ki?’ oluyor. Yapar yapar, yine kandırılmıştır, halkımız da affeder.

“EKONOMİNİN PERT OLDUĞUNU ANLADIĞINIZDA IMF SİZE KREDİ VERECEK KADAR KERİZ OLUR MU?”

Asıl sorun, siz ekonominin obruka düşmüş araba gibi PERT olduğunu anlayınca, IMF size kredi verecek kadar keriz olur mu?”
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ