Müebbet cezası alan Özel Kuvvetler Timi kimlerden oluşuyordu?

"Müebbet cezası alan Özel Kuvvetler Timi kimlerden oluşuyordu? Darbeci olduğu iddia edilen komutanlarca özel olarak mı seçildiler?"






15temmuz.info sitesinden Dilaver Derviş'in haberine göre; 

Fatih Şahin’in komutanı olduğu 12 inci taburun 1 inci ve 3 üçüncü timleri karmasından oluşan timdir. Etimesgut havalimanında rastgele seçilen 6 personelden geriye kalan subay ve astsubaylardan oluşan timde; Ahmet Muhammed Demirci, Ali Güreli, Ali Solmaz, Cemal Güleç, Cihat İbrahim Yörük, Erhan Almaz, Erkan Kütükçü, Furkan Aslanbay, Gökay Engin, Halit Çelik, Harun Topbaş, Hasan Aksoy, Hüseyin Oğuz, İsmail Çınar, Mehmet Bilge ve Mihrali Atmaca bulunmaktaydı. 15 Temmuz sonrasında yaklaşık 15 gün boyunca ÖKK karargâhının güvenliğini sağlayan ve tahkikat kapsamında görev yürüten bu personelin tamamı müebbet cezası almıştır. Bu kişiler 15 Temmuz günü alarm verilene kadar Lice kırsalına ilişkin operasyon hazırlığı veya araziyi tanıma gibi faaliyetler yürütmekteydi. Zekai Aksakallı emir ve komutasında hareket etmelerine ve Aksakallı tarafından kendilerine teşekkür edilmesine rağmen ceza alan bu timin davadaki durumu tam bir muammadır. Kanaatimize göre, bu kişiler 15 Temmuz olaylarında algıyı yönetmek için ihtiyaç duyulan ‘hain’ profilini desteklemek için kurban edilen askeri personeldir. Bu bakımdan davanın düğümünün çözülmesi adına önemli aktörlerdendir.

Diyarbakır’dan yola çıkan tim personeli, tim ve tabur komutanları zaten bir alarm üzerine harekete geçmişlerdir ve bir operasyon için gidildiği fikrine sahiptirler. Mahkeme ısrarla bunun bir darbe faaliyeti olduğunu savunmakta ancak somut delillerle bunu tespit edememektedir. ÖKK görev uygulamasında görev bilgisi verilmeden acil hazırlık emri verilen birçok vaka da bulunmaktadır. Nihayetinde sanıkların medyadan takip ettikleri kadarıyla öğrendikleri bunun küçük bir grubun kalkışması olduğu bilgisine karşılık, ortak kanıları bu girişimin bastırılması görevine gittikleri yönündedir. Bunun bir darbe faaliyeti olduğunu somut delillerle ortaya koyamayan mahkeme, görev kapsamında bir operasyon olabileceği ihtimalini de nazara almamaktadır. Mahkeme adeta, operasyona çıkarken neden malzemeleri kontrol ettiniz, neden prensip emirlerine uydunuz, bu operasyona en uygun timi neden seçtiniz, Ankara’ya inmeden önce neden tedbirli davrandınız gibi sorulara dayanan bir bakış açısıyla niyet okuması yapmış ve sanıkları darbeci ilan etmiştir.

Timin seçiminin hayatın olağan akışına uygun olduğunu ifade eden isimlerden biri tanık Ahmet Kemal Yılmaz’dır. Ahmet Kemal Yılmaz, tanıklığı sırasında Fatih Şahin’e karşı nefret derecesinde duyguları olduğunu gizlemeyen ve yapılan bir yorum karşısında Fatih Şahin’in yüzünün bembeyaz olmasından dolayı onun darbeci olduğundan şüphelendiğini söyleyen bir tanıktır. Fatih Şahin’e karşı tanıklığı şüphe taşıyan ve yanlı ifade verdiği dahi söylenebilecek bir tanık bile 1 inci ve 3 üncü Timin seçiminin normal olduğunu, geçmişte tek tim olarak çıkılan bütün operasyonlarda 1 inci timin görev yaptığını ifade etmektedir. 



Aynı şekilde Fatih Şahin’de savunmasında 1 ve 3 üncü timin seçimine ilişkin gerekçeleri ifade etmektedir. Normal şartlarda ÖKK taburları altı timden oluşması gerekirken personel yetersizliğinden dolayı her taburda 3 tim görev yapmaktadır ve Fatih Şahin’in taburu da 3 timden oluşmaktadır. Bunlardan 1 ve 2 nci timler manevra timi, 3 üncü tim ise destek timidir. Sayıca az olması ve komutanı yeni atanan tecrübesiz biri olmasından dolayı 2 inci tim yerine 1 inci timin seçilmesi ve prensip emrine uygun olarak silah ve teçhizattan kritik olanların alınması gereğinden dolayı 3 üncü tim yani destek timinin seçilmesi son derece normaldir. Hatta farklı şartlar olsa ve seçim bu şekilde yapılmasa, Fatih Şahin’in görevi ihmalden dolayı soruşturmaya bile muhatap olması mümkündü. Buradan darbe niyeti çıkarmak bırakın hukuku en temel mantık prensiplerine bile aykırı olacaktır.



Seçimle ilgili durumun olağan bir durum olduğuna ilişkin tanıkların ifadeleri önemli ipuçları vermektedir. Normalde Diyarbakır’dan hareket etmesi planlanan 12 ve 16 ncı taburlar olmak üzere iki tabur bulunmaktaydı. Bunun için de Diyarbakır havaalanına iki casa tipi uçak istenmişti. Ancak gelen uçak tek olduğundan 12 inci taburdan 24 kişi ilk uçakla yola çıkmış ve kalanların gelecek uçakla gelmesi emri verilmişti. Bu noktada savunma avukatı tarafından sorulan bir soru oldukça dikkat çekicidir. Yani olaylar olağan seyrinde ilerlemiş ve uçağa binme ve binmeme anlık tercihlerle belirlenmiştir. Ancak bu anlık tercihler birilerinin hayatını karartmış, birilerini müebbetten kurtarmıştır. Mahkemenin yaklaşımı bu şekildedir ve asla adalet çabası olarak düşünülemez.



Mahkeme görev kapsamındaki bazı olağan seçimlere anlam yüklemekte, bazı seçimler için ise değerlendirme bile yapamamaktadır. Mahkemenin yorum yapmadığı olaylardan biri, Ahmet Kemal Yılmaz tarafından tim personeli içinden seçilen 6 kişinin ÖKK karargâhına gitmemesi ve Gölbaşında yaşanan olaylardan uzak kaldıkları için sanık bile olmamasıdır. Etimesgut havaalanından Gölbaşına gitmesi planlanan 12 inci tabur personeli için iki helikopter beklenirken tek helikopterin bulunması, Ahmet Kemal Yılmaz’ın gidecek veya ikinci helikopteri bekleyecek 6 kişiyi seçmesi, gidenlerinde kalanlarında hayatını değiştirmiştir. Ahmet Kemal Yılmaz seçimi nasıl yaptığını anlatırken ”soluma döndüm. Solumda altı tane personel vardı… Siz burada kalın dedim” ifadelerini kullanmış, seçimin rastgele olduğunu söylemiş ve hakkında hiçbir soruşturma dahi açılmamıştır. Adil yargının öldüğü kader-denk noktalardan birisi olan bu anda farklı altı kişi seçilmiş olsaydı, müebbet alanlar ve kurtulanlar farklı olacaktı. Bir ceza yargılamasında karşılaşılan böyle bir tablo sadece hukukun, adaletin değil aklın, vicdanın ve hatta insanlığın bittiğini göstermektedir.



Haberin tamamını buradan okuyabilirsiniz..

Kaynak: 15Temmuz.info
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER 15 TEMMUZ HABERLERİ