“İşsiz kalan KHK’lının mücadelesi, topluma ve devlete rağmen özgürlükten vazgeçmeme hikayesidir”

Siyaset Bilimci Prof. Dr. Gökhan Bacık, KHK’lıları Türkiye’nin ürettiği kendine özgü yeni post-modern azınlık olarak tanımladı. “Türk siyasal geleneğinin olmazsa olmaz cüzü olan iç düşmanın bugünkü yansımasıdır” dedi.


Gökhan Bacık Ahval’deki yazısında “İşsiz kalan bir KHK’lının pazarda tezgâh açıp iç çamaşırı satmasını salt bir mağduriyet hikâyesi olarak görmek yerine topluma ve devlete rağmen bireyselleşmek, özgürlüğünden vazgeçmemek şeklinde bir entelektüel eylem olarak tanımlamak gerekiyor” ifadelerini kullandı.

131 BİN KHK MAĞDURU VAR


Türkiye’de kamu görevinden çıkarılan 125 bin 678 KHK’lı bulunduğunu, kapatılan vakıf üniversiteleri, medya kuruluşları gibi diğer unsurlarla birlikte bu rakamın 131bin 922’ye ulaştığını belirten Bacık, KHK’lılar için görevden çıkarılmanın nihai ceza olmadığını vurguladı.

DEVLET KHK’LILARI İÇ DÜŞMAN OLARAK GÖRÜYOR

Devletin, KHK’lıları bir tür iç düşman olarak gördüğü için bu kişilerin özel sektörde bile iş bulamadığını aktaran Bacık, “KHK’lıların pasaport edinme, emeklilik, sağlık sigortası gibi pek çok konuda da karşılaştığı büyük engeller var. Bu görünmez duvarlar içinde KHK’lılar bir tür post-modern azınlık durumuna düşmüştür. Herkes gibi sokaklarda, parklarda yürüyen KHK’lılar aslında görünmez yasal engeller yüzünden kendilerini kuşatan o post-modern duvarın içinde hapistirler” dedi.

HER DÖNEMDE İÇ DÜŞMAN ÜRETİLDİ

Bacık, 12 Eylül 1980 Milli Güvenlik Konseyinin 1 numaralı bildirgesinde, Cevdet Sunay’ın Cumhurbaşkanlığı döneminde kendisine yazılan bir mektupta, dönemin Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’ün bayram mesajında , iç düşmanlardan bahsettiğini aktardı.

İÇ DÜŞMAN SİYASAL BİR GELENEK

Bacık yazısında şunları kaydetti: “5 Eylül 2019 günü yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan, ‘iç düşmanlar adeta Türkiye’nin sıçramasına, Türkiye’nin gelişmesine engel oluyorlardı’ demiştir. Birbirinden farklı bu kadar insanın sürekli olarak iç düşmandan bahsetmesi sorunun kişi ve görüşlerin ötesinde bir siyasal gelenek olduğunu gösteriyor.”

AHALİ HİÇBİR ŞEY YOKMUŞ GİBİ DAVRANIR

İç düşmanın cebinde Türkiye Cumhuriyeti nüfus cüzdanı olan yurttaşlardan oluştuğunu, bu insanların, herkes gibi Türkiye’deki okullara gittiğini, askerlik yaptığını ancak günün sonunda düşman ilan edildiklerini belirten Bacık, “Türkiye’de iç düşmanların cezalandırılması konjonktür nedenler dışında genelde halk tarafından önemsenmez. Tarihsel bir kural olarak devlet bir gurubu iç düşman olarak yok etmeye başladığı zaman ahalinin kalan kısmı hiç bir şey yokmuş gibi hayatına devam eder” dedi.

KHK’LILAR İSTİSNAİ ROLLER OYNAYABİLİR

Bacık şunları dile getirdi: “Öte yandan uzun vadede KHK’lılar sosyolojik bir vakıa olarak istisnai bazı roller oynayabilir. Devlet ve toplum tarafından dışlanan bu insanlar, Türkiye’de nadiren görülen bireyselleşmenin örnekleri olabilir. KHK’lıların bir kısmı devletin, ailenin, kültürün, partinin, cemaatin, dinsel ilişkilerin dışında otonom bir alan üretebilir.”

BİREY OLARAK VAR OLMANIN TOHUMLARINI ATABİLİRLER

Türkiye’nin bir cemaat ve cemiyet ülkesi olduğunu belirten Bacık, “Türkiye’de birey yabancı muamelesi görür. Yalnız kalmış, toplumdan ve devletten dışlanmış KHK’liler bunlara rağmen birey olarak var olmanın kültürel tohumlarını atmaya katkıda bulunabilir. KHK’lı konusu her şeyden önce hakları mağdur edilmiş insanlarla ilgilidir. Ancak bütün bu ağır insani hak ihlallerine rağmen KHK’lılar olarak adlandırılan yeni post-modern azınlığın içinden çıkacak bireyselleşme hikâyeleri son derece önemlidir” diye yazdı.





KAYNAK: BOLD MEDYA 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER 15 TEMMUZ HABERLERİ