Engelli mağdurlar için HRD bünyesinde platform kurdular

3 Aralık 2020 Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Engelliler Günü'nde Almanya’da bir grup gönüllü, insan hakları alanında çalışan HRD bünyesinde platform kurmaya hazırlanıyor.

Dünyada 1 milyar engellinin 200 milyonu bakıma muhtaç.

Bu sebeple, dünyadaki “en büyük azınlık” olarak kabul ediliyor.


Türkiye’de ise resmi olmayan rakamlara göre 9 milyon engelli olduğu belirtiliyor.

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından kabul edilen 3 Aralık ‘Dünya Engelliler Günü’ öncesinde Türkiye’deki tenkil sürecinden sonra yurt dışına çıkmak zorunda kalan bir grup engelli, insan hakları alanında çalışan "Human Rights Defenders (HRD)" isimli dernek bünyesinde  platform oluşturdu.

3 Aralık’ta kuruluş bildirgesini açıklamaya hazırlanan platform sözcüleri Havva Çiftçiler ve Oktay Özdemir ile hedeflerini Samanyolu Haber'e anlattı.




Platfotm sözcüsü Hava Çiftçiler                                               Platform sözcüsü Okay Özdemir

Havva Çiftçiler, coğrafya öğretmeni 3 çocuk sahibi bir anne. Çiftçiler, Türkiye’de Hizmet Hareketi’ne bağlı eğitim kurumlarında öğretmenlik yapmış. İstanbul, Mersin ve Ordu gibi birçok ilde görev yapan Çiftçiler 6 yıl da Ukrayna’da da çalışmış. 
27 yaşında yakalandığı bir hastalık sebebiyle yavaş yavaş görme yeteneğini kaybeden Çiftçiler, Türkiye’de yaşanan tenkil sürecinden de fazlasıyla etkilenmiş. Rusça ve İngilizce bilen Çiftçiler şimdilerde ailesi ile birlikte ikamet ettiği Almanya’da Almanca öğreniyor. Aynı zamanda kendisi gibi sağlık problemleri yaşayan, engelli durumunda olanlar için sosyal sorumluluk faaliyetlerde çalışıyor. 

Platformun diğer sözcüsü Okay Özdemir de Çiftçiler gibi 37 yaşında yaşadığı bir hastalık sebebiyle görme duyusunu yavaş yavaş kaybetmiş. Almanya’da ikamet eden Özdemir, 1993 yılında Yakutistan’da Türk okullarında çalışmaya başlamıştı. 
Özdemir, üniversiteden mezun olduktan sonra dış ticaret alanında çalışmaya başlamış. Türkiye’de bir çok şirkette yöneticilik yapan Özdemir daha sonra kendi işini kurmuş. Yıllar içerisinde görme yeteneğini büyük ölçüde kaybeden Özdemir şimdi yaşadığı Almanya’da görme engelliler için açılan bir okulda Almanca öğreniyor. 
  
PLATFORM FİKRİ NASIL ORTAYA ÇIKTI? 

O.Ö: 2016’da Almanya’ya gelmek zorunda kaldım. Buraya geldikten sonra Türkiye’den son dönemde gelen bir çok mağdur kişi olduğunu gördüm. Birlikte onlar için bir şeyler yapmaya çalıştık. Ben 93 yılından bu yana çeşitli sivil toplum örgütlerinde çalıştım. OHAL ile birlikte Türkiye’de yaşanan tenkil sürecinde binlerce insan mağdur oldu. Rahmetli Gökhan Açıkkollu ile cezaevinde vefat eden Deniz Hakan Şen benim okul arkadaşımdı. Onların karşılaştıkları muamele beni çok etkiledi . Onlar için bir şeyler yapabilir miyiz diye bir şeyler yaptık. Türkiye’de yaşanan mağduriyetlere karşı oldukça duyarlı hale getirdi bizi. Resim sergisi gibi bir kaç faaliyet yaptık. Onlar için hayat daha da zor. Biz de onlar için ne yapabiliriz diye düşünürken böyle bir platform kurmak aklımıza geldi. Önce sosyal medyada bir araya geldik derken HRD yöneticileri bizimle irtibat kurdu. Onların da desteği ile böyle bir platform kurmaya karar verdik. 


H.Ç: Görme engelli birinin yeni bir çevreye alışabilmesi çok zor. Ben az da olsa okuyabildiğim için Almanca öğrenebiliyorum. Bunun için Allah’a şükrediyorum. Tamamen göremeyen insanlar da var. Başka engelleri olan insanlar da var. Onlarla empati yapmak çok önemli var. Bu sebeple Engelli insanlar için bir farkındalık oluşturmak lazım İçinde bulunduğumuz camia içinde bile bu konunun tam olarak anlaşılamadığını görüyoruz. Zaman zaman empati eksikliği yaşıyoruz Biz de Almanya’da göz hastalığımdan dolayı Oktay Bey ile tanıştık böyle bir platforma çok ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Sahile vurmuş binlerce deniz yıldızını tek tek denize atmaya çalışan adamın hikayesi gibi bir kişinin bile hayatını kolaylaştırmak bile bizim için önemli. 

ENGELLİLERİN NE TÜR GÜÇLÜKLER YAŞIYOR?

O.Ö: Türkiye’de engelliler sayısız problem yaşıyor. En basitinden trafikte, toplu taşımada, kaldırımda yürürken birçok problem ile karşılaşıyoruz. Bir çok tabela ve işaret görme ve işitme engelliler için yapılmamış. Sağlık hizmetlerine ulaşmakta zorluklar yaşanıyor. İşitme engelli bir derdini bile doktora anlatamıyor. Türkiye’de engelliler şimdilerde sadece müşteri gibi görülüyor. Sadece medikal malzeme nasıl satabiliriz diye düşünülüyor.

H.Ç: Engelli hakları dünyada da yeni bir kavram BM 2006’da Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmeyi kabul etmiş. Bu sözleşmeyi imzalayan ilk devletlerden biri olan Türkiye olmasına rağmen engelliler birçok haktan mahrum yaşıyorlar. 
Eğitim hakları ellerinden alınıyor, iş gücüne katılmaları da engelleniyor. Bazı gelişmiş ülkeler haricinde dünyanın her yerinde benzer problemler yaşanıyor.

PANDEMİ ENGELLİLERİ NASIL ETKİLEDİ?

H.Ç: Pandemide birçok alanda normal insanların yaşadığı zorlukların kat ve kat üzerinde zorlukları engelliler yaşıyor. Zaten engelli olanlar dışarıya çıkamıyor. Bu süreçte kendilerine yardım edenler de onlara yardım edemiyor. Bazı engelliler risk grubunda yer alıyor. Biz bu konuda da empati yapılmasını istiyoruz. 

O.Ö: Pandemi sürecinde engelli olmak başlı başına problem. Normal insanların sağlık hizmetlerine ulaşmakta zorluk çektiği bu günlerde bizler daha da büyük zorluklar yaşıyoruz. İki çocuklu bir aile olduğumuzu düşünürsek, bir doktordan randevu almak, sonra doktora tek başına gitmek bizler için zaman zaman imkansız hale geliyor 

ENGELLİLER 'TENKİL'DE NELER YAŞADI?

O.Ö: Engelli kişiler zaten hayatlarında binlerce zorluk yaşıyor. OHAL sürecinde yaşananlar bu mağduriyetleri daha da artırdı. OHAL’den  sonra 2 binden fazla engelli işlerinden oldu. Bazıları cezaevine girdi. Cezaevi koşulları başlı başına işkence. 
 Hiçbir yargılaması olmayan engellilerin de emeklilik hakları ellerinden alındı. Kanunen 15 yıllık süreyi dolduran engelli kamu çalışanlarının emeklilik hakkı olmasına rağmen, bu süreyi doldurmuş bulunan engelli emekçilerin emeklilik talepleri reddedildi. Onlara, engelli statüsünde çalıştıkları görmezden gelinerek normal kamu çalışanları gibi 25 yılı doldurmaları halinde emekli olabilecekleri söylendi. Bazı KHK’lıların çocukları engelli bunlar da sosyal güvenlikten mahrum edildi. 

H.Ç: Engelliler ve aileleri, istihdama, eğitime, emekliliğe, sosyal güvenliğe ve sağlık sigortası erişiminin engellenmesinin yanı sıra toplu işten çıkarma, keyfi gözaltı, tutuklama, hapis, işkence ve kötü muameleyi içeren ciddi insan hakları ihlalleri ile karşı karşıya kaldılar. Hapishaneye girmeyenler için de kendisi veya yakınlarını hapse girme tehdidi ciddi bir stres kaynağı oluşturdu. Mesela benim hastalığım OHAL sürecinde daha da ilerledi. Benim gibi birçok kişi aynı sıkıntıları yaşadı. Hastaneye bile gidemediler . Yurt dışına çıkabilmişler için de durum pek farklı değil. Engelli birinin başka bir yere uyum sağlaması daha da zor. 

O.Ö: Cezaevlerinde yaşamak normal insanlar içinde çok zorluklar yaşıyor. Hele bir engelli için bu işkenceye dönüşüyor. Bazı engelliler cezaevlerinde tek başlarına hücrede tutuldu tutuluyor. Benimle aynı hastalıktan muzdarip iki kişi tanıyorum. Biri yüzde 50 engelli girdi, yüzde 70 engelli olarak çıktı, diğeri de yüzde 70 ile girdi yüzde 90 engelli olarak tahliye oldu.

PLATFORM OLARAK NELER YAPMAK İSTİYORSUNUZ? 

H.Ç: Biz yıllarca çalıştığımız kurumlarda bile engellilere istihdam imkanı pek tanınmadı. Bizim bunu değiştirmemiz gerekiyor. Türkiye bizim vatanımız tabi ki Türkiye’deki engellileri göz önünde bulunduruyoruz. Ancak yaşadığımız ülkelere de engelliler için farklı bir bakış açısı getireceğimize inanıyorum. Bir de üçüncü Dünya ülkelerindeki engellilere de ulaşmak gibi bir hedefimiz var. 

O.Ö: Platform olarak Dünya’daki engellilerin bütün problemleri ile ilgilenmek istiyoruz. Ancak takdir edersiniz ki Türkiye’de OHAL sürecinde mağdur edilen ve yurt dışına çıkmak zorunda kalan engelliler üzerine daha da eğilmek istiyoruz. 
Hem bireysel anlamda hem de toplu olarak hukuki mücadelenin içerisinde olan engellilerin yanında olmak istiyoruz. Engelli bireylerin platformumuz çevresinde örgütlenmesini sağlayarak, onları çözümün ve mücadelenin bir parçası haline gelmek istiyoruz. Türkiye’yi terk etmek zorunda kalmış engelli mağdurların bulundukları topluma uyumunu kolaylaştırmaya yardımcı olmak için çeşitli çalışmalar yapacağız. 

H.Ç: Haksızlıklara uğrayan ve Türkiye’yi terk ederek yurt dışına, buralara gelmiş engellilerin sesi olmaya çalışacağız. Engelli kişilerin bir araya gelmeleri önemli. Engelli kişilere uygun bir turistlik gezi, bir umre bir Hac organizesi yapabiliriz. 
Hizmet Gönüllüleri için de bile engelliler bir çok temel eserden temel mahrum. Mesela Bir Risal-i Nur eseri, bir Sonsuz Nur kitabını görme engelliler için basmak çok önemli. Bazı filmlerin işitme engellilere uygun hale getirmek çok detay gibi gelebilir ama bu aslında çok önemli. Bunlardan bazılarına ön ayak olabilirsek çok mutlu oluruz.   

O.Ö: Bir 7 kişi başladık. Ben ve Havva Hanım dışında diğer 5 arkadaş da KHK mağduru işlerinden atılmış. Hepimiz şimdi Almanya’dayız. Sosyal medyada platformu duyurduğumuzda Avrupa’nın birçok ülkesinden bize ulaştılar ve biz de bir şeyler yapabilir miyiz dediler. Biz sayımızın daha da artmasını istiyoruz. 

H.Ç: Engelli kişiler her türlü problemi için ulaşabilir. Onların problemleriyle ilgilenmek için çalışırız. Ayrıca yalnız olmadığımızı biliyoruz, bizimle birlikte çalışabilecek kişilere ihtiyacımız var. Gelin birlikte olalım diyoruz.  
 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER 15 TEMMUZ HABERLERİ