Dilipak: Darbe günü MİT, Emniyet, JİTEM neredeydi?

15 Temmuz darbe girişiminden bu yana üç yıl geçti. O günden bu yana on binlerce kişi cezaevine konuldu, binlercesi ağır hapis cezalarına çarptırıldı.
Darbe soruşturmaları muhalif avına dönerken, solcu, sağcı, muhafazakar ya da dindar AKP ile farklı görüşlere sahip toplumun kesimleri de cezalandırılmaya devam ediyor.

Operasyon ve davaların, yargılamaların ise yıllar süreceği belirtiliyor.

AKP'ye ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a yönelik eleştirileri ile bilinen Yeni Akit Gazetesi yazarı Abdurrahman Dilipak, mevcut tempo ile, beşinci yılında da davaların bitmeyeceğini yazdı. "Bakın geciken adalet adalet değildir" diyen Dilipak, "KHK ile görevden alınan, hakkında dava açılan, beraat ettiği halde göreve iade edilmeyen o kadar çok insan var ki! Bir yandan da, F...’cü olduğu bilinen birileri elini kolunu sallayarak ortalıkta dolaşıyor. Bir de kaçanlar var tabi. Onlar da “dost ve müttefik” NATO ülkelerinde yaşamaya devam ediyorlar" ifadelerini kullandı.


Adalet çarkındaki sakat işleyişe de değinen Dilipak, "Adam itirafçı olmuş, güya. Masum bir takım insanlar hakkında iftirada bulunmuş, onlar içeri alınmış, İtirafçı serbest kalınca yurt dışına kaçmış. İftira ettiklerinin kimi hâlâ içeride, kimi beraat etmiş ama hâlâ göreve iade edilmiş değil. 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin 3. yılında, daha yargılamalar bitmeden affı konuşmaya başladık. Bu işten insanlar fazla bir şey anlamadılar" diye ekledi.

Dilipak, 15 Temmuz davalarının seyrinden şehit yakınları ve gazilerin de rahatsız olduğunu kaydetti ve ekledi:

"15 Temmuz davasının seyrinden şehid yakınları da, gaziler de rahatsız. Siyaset de, bürokrasi de, yargı da, ordu da bu konuda iyi bir sınav vermedi. Mesela darbe günü İncirlik’te yaşananları ne zaman öğreneceğiz.. Darbe girişimi öncesi sırası ve sonrasında ABD, İngiltere, Almanya, Yunanistan, İsrail ve Rusya’da yaşananlar nelerdi!

Ben merak ediyorum, 15 Temmuz darbe girişiminden hükümet üyeleri ne zaman haberdar oldular, haber aldıktan sonra ne yaptılar, o gece neredeydiler, saat kaçta ortaya çıktılar. Bildiğim kadarı ile bu konuda, o güne ilişkin kitap hacminde açıklama yapan yalnız Davutoğlu oldu. 

Bu konuda sadece AK Parti değil, diğer partilerdeki yöneticiler de neredeydiler ve ne yapıyordular! Ne yazık ki, hâlâ birileri kendi içlerine bakmaya cesaret edemiyorlar. Çünkü bunların arkasında diğer darbelerin de arkasında olan “iyi saatte olsunlar” var!"

Dilipak, Adil Öksüz’ün Akıncı Üssü’nde yakalanması ve birileri tarafından kaçı(rılı)şını da hatırlattı ve istihbarat birimlerinin nasıl olup da darbeden haberdar olamadığını şu satırlarla sorguladı:

"O güne dair halkın bildiği birçok gerçek henüz günyüzüne çıkmış değil... Sahi MİT ve Emniyet bu süreçte ne yapıyordu. JİTEM neredeydi, Genelkurmay İstihbaratı ne yapıyordu. Buna benzer daha birçok cevabını bekleyen sorular var. Genelkurmay başkanının, MİT müsteşarının özel kalemleri, Cumhurbaşkanının yaverleri hep örgüt üyesi! Darbe olacağını, bilmesi gerekenler dışında neredeyse herkes biliyor! Zaten bugüne kadar hiçbir darbe ansızın ve sessizce gelmedi. Davul çala çala geldiler."
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER 15 TEMMUZ HABERLERİ