Cezaevinde ölen KHK’lı öğretmen Adalet Bakanlığı’nı mezarından yalanladı

KHK'lı öğretmen Muzaffer Cengiz 26 Nisan 2019 tarihinde cezaevinde hayatını kaybetti. İhmal olmadığını belirten Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e ölümünün ardından ortaya mektubuyla yanıt verdi.




15 Temmuz Darbe Girişiminin ardından Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile görevinden ihraç edildikten kısa süre sonra tutuklanan öğretmen Muzaffer Cengiz 26 Nisan 2019 tarihinde cezaevinde hayatını kaybetti. İhmal olmadığını belirten Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e ölümünün ardından ortaya mektubuyla yanıt verdi. 


Eski din öğretmeni Muzaffer Cengiz Çorum Cezaevi’nde kaldığı tek kişilik hücrede geçirdiği alp krizi sonucunda hayatını kaybetti. Cengiz’in yaşadığı sağlık sorunları ile ilgili başvurularına yanıt alamadığı ve tedavisinin gerçekleşmediği için hayatını kaybettiği iddialarını Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu gündeme getirdi. Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün yanıtlaması talebiyle iki kez soru önergesi veren Gergerlioğlu’na Bakan Gül 18 Kasım 2019 tarihinde yanıtladı.  

İhmal iddialarına ilişkin Bakan Gül; “Soru önergesinde adı geçen hükümlünün 9.08.2017 ile 9.4.2019 tarihlerinde kurum aile hekimi ve ilgili hastane polikliniklerinde muayene, tedavi ve tetkiklerinin aksatılmadan yapıldığı, ilaç tedavilerinin ve aylık kontrollerini düzenli olarak takip edildiği” ifadeleriyle yanıt verdi. Bakan Abdülhamit Gül, aynı yanıtında Muzaffer Cengiz’in vefatı ile ilgili olarak ise; “Adı geçen hükümlünün 26.4.2019 tarihinde rahatsızlandığının fark edilmesi üzerine kurum sağlık görevlilerince derhal gerekli müdahalelerin yapıldığı, ardından 112 acil servis ekipleriyle derhal Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevkinin sağlandığı ve burada yapılan tüm müdahalelere rağmen hükümlünün kurtarılamadığı olayla ilgili soruşturmaların devam ettiği bildirilmiştir” ifadelerine yer verdi. HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, TBMM’de gerçekleştirilen bütçe görüşmelerinde konuştu. Gergerlioğlu, “Sayın Abdülhamit Gül’ün yüzüne işkenceyi sordum” dedi.Ölümünden dört gün önce yazdığı mektupla yalanlama 

26 Nisan 2019 tarihinde hayatını kaybeden Muzaffer Cengiz’in ise durumunu ölümünden dört gün önce (22 Nisan 2019)Çorum İnfaz Hakimliğine bildirdiği ve mektubunda ilaçlarını temin edemediğini, tedavisinin sağlanmadığını, birçok kez cezaevi doktorunun da belirtmesine rağmen çoklu koğuşa alınma talebinin gerçekleşmemesi nedeniyle yaşadığı sorunlarını aktardığı ortaya çıktı. Tedavisinin aksatılmadığı belirtilen Cengiz’in mektubundaki ilgili bölümü şöyle: 

“Cezaevinin genel yoğunluğundan ötürü çok zorunluda olsa kurum doktoruna çıkılamamakta, hele hastaneye sevk aylar geçtiği halde gerçekleşmemektedir. Bundan dolayı hergün daha da kötüye gitmekteyim. Zorunlu kullandığım ilaçlarımı haftalar-aylar geçmesine rağmen tedarik edememekteyim. 28 Mart 2019 günü çok ciddi şekilde mide rahatsızlığı, spamı geçirdim. 6 gün boyunca kurum doktor muayene talebime ancak 6 gün sonra cevap verildi. Nefes alamaz, hareket edemez, ayakta duramaz hale geldim. Kurum doktorumuz 2 nisanda durumumu görünce hemen bu hastaya burada yapılacak bir şey yok deyip ambulans çağırılmasını, Çorum devler hastanesine acilen servisine kaldırılmamı talep ve gerçekleştirdi. O gün ambulans ile acil servise kaldırıldım. Muayene, tetkiklerim neticesinde kanımın mikrop kaptığı ve de intaniye servine götürülmem gerektiği ifade edilip cezaevine getirildim. 3 nisan 2019 günü intaniye servisine ulaştırıldı. Oradada esaslı tetkik ve tahliller neticesinde kanımın mikrop kapması teşhisi kondu. Hem acilde hemde intaniye servisindeki doktorlar; niçin bu kadar geciktin, şimdiye kadar neredeydin, bu perişan hale gelinceye kadar neden bekledin sorularına muhatap oldum. Cezaevinin yoğunluğundan dolayı yaşadıklarım bunlardır.” 

Muzaffer Cengiz’in hem kronik rahatsızlıkları hem de psikiyatrik tedavisi sonucu normal koğuşa alınması gerektiğini belirten her iki doktorun da kendisinin de bu talebinin karşılanmadığını belirttiği mektubuna şu sözlerle son vermiş: 

“Yaşadığım tüm bu kronik sağlık sorunlarım ve de psikiyatri hastalıklarım nedeni ile yalnız başıma hayatımı idame ettiremiyorum. Başkalarının yardımına gece gündüz her an ihtiyaç duyuyorum. Yaşam şartlarım her geçen gün iyice kötüleşmekte, ve ben kötüye doğru gitmekteyim. Yaşam hakkımın elimden alınmamasını, iyileştirilmesi için çoklu koğuşa alınmamı insaniyet namına talep ediyorum.”

Haberin tamamını buradan okuyabilirsiniz...

Kaynak: Kronos
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER 15 TEMMUZ HABERLERİ