Bekir Bozdağ’ın okusun diye elinden tuttuğu hemşehrisi 3 çocuğuyla cezaevinde

AKP iktidarında Başbakan Yardımcılığı ve Adalet Bakanlığı yapan Bekir Bozdağ’ın, okusun diye elinden tuttuğu hemşehrisi Yozgatlı Nazlı Çatpınar (33) üç çocuğuyla birlikte cezaevinde tutuklu.


Boldmedya'dan Sevinç Özarslan'ın haberi; 2 Mart 2019’da tutuklanan Nazlı Çatpınar yaklaşık üç aydır 3 çocuğuyla Düzce T Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunuyor. Çocuklardan en küçükleri Ali Asaf (1,5) sürekli annesinin yanında kalıyor. İlk 15 gün, dede ve babaannelerinin ilgilendiği Osman Bahadır (5) ve Ömer Mahir (3,5) ise dönüşümlü olarak ayda 2-3 günlüğüne annelerinin yanına bırakılıyor.




SAVCI TAHLİYESİNE İSTEMESİNE RAĞMEN…

Eşi Fuat Alperen Çatpınar (34) ile birlikte Zonguldak Ereğli’deki evlerinde gözaltına alınan ve Zonguldak Beycuma Cezaevi’nde 1 gün gözaltında kaldıktan sonra Düzce’ye sevk edilen Çatpınar çiftinin, ilk mahkemesi üç gün arayla Nisan 2019’un sonunda yapıldı. Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesi, Nazlı Çatpınar’a ilk duruşmada örgüt üyeliğinden 8 yıl 1 ay hapis cezası verdi.



Çocukları nedeniyle savcı tahliyesini istese de hakim heyeti 2’ye 1 oy çokluğuyla Nazlı Çatpınar’ın tutukluluğunun devamına karar verdi. Dosyası şu an İstinaf Mahkemesi’nde. İtiraz edilen tutukluluk kararının mahkemesi Samsun Bölge Adliye Mahkemesinde görülecek.

Aynı sebepten tutuklu olan eşi Fuat Alperen Çatpınar’ın yargılanması ise devam ediyor. İkinci duruşması 12 Haziran 2019’a ertelendi.

“TORUNLARIMIZ ANNEMİZİ ÖZLEDİK DEYİNCE MECBUREN CEZAEVİNE BIRAKTIK”

Oğulları ve gelinleri cezaevine girince üç torunlarıyla ilgilenmek zorunda kalan Nurten-Osman Çatpınar çifti, bu süreçte çok yıprandıklarını ve mağdur edildiklerini söylüyor.

Karadeniz Ereğli Demir Çelik Fabrikası’ndan emekli olan dede ve evhanımı babaanne yaşadıklarını anlattı:


Osman Bahadır (5) ve Ömer Mahir (3,5) babalarıyla Düzce Cezaevinde.

Osman Çatpınar (Dede): Her şeyin bittiği yerdeyiz. Çocuklar annemi, babamı özledik deyince ne yapacağımızı bilmiyoruz. Eşim 8, ben 6 kilo verdim bu süreçte. Gece ateşleniyorlar, bronşit olmuşlar, 6’şer kez çocukları doktora götürdük, acile. Kreşe gönderelim dedik. Gitmek istemiyorlar. Ana kuzusundan ayrılır mı, daha 18 aylık bebek. Geliyor babaannelerine sarılıp annemi özledik diyorlar. Ne cevap vereceğimizi bilemiyoruz. Buna hangi insan dayanır!

“BEKİR BOZDAĞ OKUSUN DİYE GELİNİMİN ELİNDEN TUTTU”



Gelinim liseyi Yozgat Boğazlıyan’da bitiriyor. Evleri bin nüfuslu Çakmaklı beldesinde. Taşımalı eğitimle gidip geliyor liseye. Üniversite sınavını dershaneye gitmeden kendisi çalışıp kazanıyor. O zaman Yozgat’ta serbest avukatlık yapan Bekir Bozdağ, gelinimi ve kazanan diğer öğrencileri eski Çorum belediye başkanının hanımına teslim ediyor. Okumalarına yardımcı olsunlar diye.

Gelinim Çorum’da hem okuyor, hem özel bir yurtta çalışıyor. Mahkemede kendini savunamadı bile. Sadece beş senedir çalışmıyorum, evimde çocuklarıma bakıyorum diyebildi. Hiç konuşma fırsatı vermeden 8 yıl 1 ay ceza. Ya adam mı öldürdü? Savcı üç çocuğu olduğu için tahliyesini istemesine rağmen etmediler. Yetkililere sesleniyorum, bu haksızlıklara bir çözüm bulunsun.

Çocukları annelerine bırakıyoruz, üç gün sonra tekrar alamaya gidiyoruz. 63 yaşındayım. Zor gidip geliyorum dayanamıyorum. Keşke bunları Cumhurbaşkanımızın hanımına, çoluğuna çocuğuna anlatabilsem. Onlar da nihayetinde anne baba değil mi. Benim çocuklarım terörist değildir.

ALİ ASAF CEZAEVİNDE İĞNE YUTTU



Nurten Çatpınar (Babaanne): Torunlarımın hepsi çok küçük. Üçünün de anneye ihtiyaçları var. Ben bakmaya çalışıyorum ama ne kadar yetebilirim. İki buçuk aydır getir götür yapıyoruz. İlk etapta üçünü yanıma aldım, ama bakamadım. En küçüğü özellikle kucak bebeği. Öbürleri annelerini soruyor, istiyor. O zaman gelinim en ufağını yanıma alayım dedi. Aşı zamanlarında geri aldık. Zaman zaman büyüklerini de götürüyoruz. Ama üçüne orada nasıl baksın. Her şeyden mahrum bir ortam.

Çocuklar her hafta anneme ne zaman gideceğiz diye soruyorlar. Annelerinin orada çalıştıklarını söyledik. Annemizi özlüyoruz dediklerinde çaresiz kalıyoruz. En küçüğü orada toplu iğne yutmuş. Doktora götürülmüş, hamd olsun bir şey çıkmamış ama illa ki ortamdan etkileniyorlar. Üzülüyorum keşke hepsine bakabilsem ama yapamıyorum. Çocuğun yeri annesinin kucağı.

2014’TEN İTİBAREN EVİNDE ÇOCUKLARINA BAKIYORDU

Çorum Hitit Üniversitesi’nde okurken tanışan Nazlı-Fuat Alperen Çatpınar çifti 2012’de evlendiler. İşletme mezunu olan Nazlı Çatpınar, 2014’e kadar Çorum’da özel bir yurtta çalışıyordu. Makine Mühendisi Fuat Alperen Çatpınar da özel bir dershanede rehber öğretmendi.

Evlendikten sonra peş peşe iki çocuğu olan Nazlı Çatpınar, 15 Temmuz 2016’dan iki yıl önce çalışmayı bırakmasına, evde çocuklarına bakıyor olmasına rağmen, tanık ifadelerinde adı geçtiği için ‘örgüt üyesi’ ilan edildi ve hakkında yakalama kararı çıkartıldı.

“ÇOCUKLARIM CEZAEVİNDE SIK SIK HASTALANIYOR”



Türkiye, 1, 3 ve 5 yaşındaki çocuklarıyla birlikte cezaevinde yaşamak zorunda bırakılan Çatpınar ailesinin dramını, Fuat Alperen Çatpınar’ın, TBMM İnsan Hakları Komisyonu Üyesi, HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’na yazdığı 20 Mayıs 2019 tarihli mektupla öğrendi.

 

Mektubuna durumlarını anlatarak başlayan Çatpınar, “02.03.2019 tarihinde silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Zonguldak Ereğli’deki evimden eşimle birlikte gözaltına alındık. 1 gün Ereğli Emniyet Müdürlüğü’nde gözaltında kaldıktan sonra tutuklandık. Şu an Düzce T Tipi Kapalı Cezaevi’ndeyiz. Eşim Nazlı Çatpınar D-4 koğuşunda 3 çocuğum ile birlikte kalmaktadır. Ben B-6 koğuşunda kalmaktayız” diye yazdı.



30 Nisan 2019’da görülen ilk mahkemede eşine ceza verildiğini ifade eden Çatpınar şöyle devam etti: “Eşim ilk çocuğum doğduktan sonra (2014) hiçbir yerde çalışmamıştır. Kaldı ki 1, 3, 5 yaşlarında üç çocuğu olan bir anne nasıl terör örgütü üyesi olabilir.

Anne ve babası tutuklu olan çocuklar nasıl sağlıklı büyüyebilir. Çocuklarım için cezaevi şartları çok uygun değil ve çocuklarım cezaevinde sık sık hastalanmaktadır. Büyük oğlum Osman Bahadır’a gelişme geriliği teşhisi konmuş, tedavisi cezaevi şartlarında mümkün olmamaktadır ve psikolojik olarak sıkıntı çekmektedirler.

Hayatımda elime silah dahi almamış olmakla birlikte, çocuklarıma oyuncak silah dahi almamış biriyim. Adli sicil kaydımız tertemiz olmakla birlikte bugüne kadar kavga dahi etmemiş, hatta kimseyle tartışmamış biriyim.”

“SAKLANACAK VE SAKLAYACAK HİÇBİR SUÇ İŞLEMEDİK”

Mektubunda, bir yere kaçma şüphesi bulunmadıklarını vurgulayan Çatpınar,

“2016 Ağustos ayından itibaren Zonguldak Ereğli’de ikamet ediyoruz. 2016 Aralık ayında beri eşim ve benim hakkımda yakalama kararı olduğunu gözaltına alınınca öğrendik. Mart 2017’de ben Ereğli Devlet Hastanesi’nde apandist ameliyatı oldum. 2 Kasım 2017 tarihinde 3. oğlum sezeryan ile dünyaya geldi. Eşim iki gün devlet hastanesinde yattı. Oğlumun kimliğini nüfus müdürlüğüne giderek eşimle birlikte çıkardık.

3 oğlumun da aşı ve izlenimlerini kayıtlı olduğumuz Ereğli’deki sağlık ocağında yaptırdık. Aile bireylerimiz gerekli durumlarda devlet hastanelerinde tedavilerini oldular. Eşimle beraber halk eğitim merkezinde meslek edindirme kurslarına katılarak sertifikamızı almaya hak kazandık. 2017 yılında iş bulma kurumu vasıtasıyla iki ay boyunca solidworks kursuna katıldım. İş Kur günlük ücreti üzerinden Ziraat Bankası’na benim adıma para yatırıldı ve sigortam ödendi.

Tüm bu eylemler hiçbir zaman kaçma şüphem olmadığını göstermekte ve hayatımıza devam ettiğimizin göstergesidir. Kaldı ki eve gelen polislere cihazlarımın şifresini vermeme hakkım olmasına rağmen şifresini kendim verdim. Saklanacak ve saklayacak hiçbir suç işlemedik” ifadelerini kullandı ve en azından eşinin tahliye edilmesi konusunda yardım istedi.

Kendisi de kronik viral Hepatit B hastası olan Çatpınar, aynı ifadelerini son mahkemesinde de beyan ederek tutuksuz yargılanmak istediğini belirtmişti.
 

AİLECE TUTUKLULARIN SAYISI ARTIYOR

Türkiye’de tutuklu bulunan pek çok çekirdek aile var. Çatpınar ailesiyle birlikte, bunlara bir yenisi daha eklenmiş oldu. Sercan-Zeynep Zeyfeoğlu ve oğulları Hakan (2,5), Osmaniye Cezaevi’nde;  Zinnet-Babahan Kaya ve oğulları Bedirhan Halim (2), Balıkesir Burhaniye Cezaevi’nde; Fatma-Ersin Urunga ve kızları Selma Betül (2), Tarsus Cezaevinde halen tutuklu.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER 15 TEMMUZ HABERLERİ