Araştırma raporu: OHAL'de ordudan 15 bin, eğitimden 41 bin kişi ihraç edildi

Eğitim-Sen iki yıllık OHAL sürecini değerlendirdiği raporunda ordudan 15 bin 584, eğitim alanından 41 bin 705 kişinin ihraç edildiğine dikkat çekti.



KESK’e bağlı Eğitim Sen, iki yıl süren OHAL’in eğitim alanına yansımalarını raporlaştırdı. “Eğitimde ve Yükseköğretimde OHAL Raporu”nda OHAL’in eğitim alanının bileşenlerine yönelik antidemokratik uygulamaları ve yaşanan olumsuzluklar gözler önüne serildi. Rapora göre darbe girişimi sonrası 1065’i özel okul, 361’i diğer özel öğretim kurumu ve 848’i özel öğrenci yurdu olmak üzere toplam 2 bin 274 kurum kapatıldı. Kapatılan bu kurumlarda çalışanların da çalışma lisansları iptal edildi ve herhangi bir eğitim kurumunda görev almaları yasaklandı. Bu süreçte ayrıca 15 vakıf üniversitesi kapatıldı, 1176’sı devlet, 401’i vakıf üniversitesinde olmak üzere 1577 dekanın istifası istendi.



36 KHK İLE 41 BİN 705 EĞİTİMCİ İHRAÇ EDİLDİ

OHAL sürecinde yayımlanan 36 KHK ile bugüne kadar toplam 135 bin 144 kamu görevlisi hukuken kendilerini savunma hakkı tanınmadan,  hukuksuz bir şekilde ihraç edildi. Kamudan ihraç edilenlerin 41 bin 705’i yani yüzde 30’u eğitim ve yükseköğretim kurumlarından gerçekleşti. KHK’ler ile MEB’den 34 bin 393 kişi, Yükseköğretim Kurumlarından 7 bin 312 kişi ihraç edildi.

KHK VE OHAL KOMİSYONU KARARIYLA İADE 5 BİN 281

Temmuz 2018 itibarıyla KHK ve OHAL Komisyonu kararlarıyla 5 bin 281 iade kararı verildi. İhraç edilen kamu görevlilerinin sadece 3 bin 981’inin hakkındaki ihraç kararı, çıkarılan KHK’ler ile kaldırıldı. OHAL komisyonu kararları ile göreve iade edilen kamu görevlisi sayısı bin 300 oldu. İki yıllık OHAL sürecinin sonu itibariyle hakkındaki ihraç kararı halen devam eden kamu görevlisi sayısı 129 bin 863. OHAL Komisyonu tarafından bugüne kadar 21 bin 500 dosya hakkında karar verildi, 87 bin 405 dosyanın incelemesi ise devam ediyor. OHAL komisyonu başvuru dosyaları üzerinden 2 bin ön inceleme, bin 300 işe iade, 18 bin 200 ret kararı verildi.



15 BİN 584 ASKER İHRAÇ EDİLİRKEN EĞİTİMDE İHRAÇ 41 BİN 705

Raporda, bugüne kadar darbe girişimi sürecinde suçlu kabul edilerek ihraç edilen asker sayısı 15 bin 584, polis sayısı ise 32 bin 93 iken benzer suçlamalardan dolayı eğitimde yaşanan toplam ihraçların sayısının 41 bin 705 olduğuna dikkat çekildi. Raporda şu ifadelere yer verildi: “İktidarın ihraç mantığına göre 15 Temmuz darbe girişimini eli silahlı asker ve polisten çok, eğitim emekçileri ve akademisyenler gerçekleştirmiştir.”

ÇOCUKLARIN EĞİTİM HAKKI ENGELLENDİ

OHAL sürecinde ihraç edilen öğretmenlerin çok ciddi zorluklarla karşı karşıya kaldığı da rapora yansıdı. Aralarında eğitimci ve akademisyenlerin de olduğu 53 kişi yaşadıklarına dayanamayarak intihar etti. Raporda, intihar edenlerden bazılarının iade KHK’leri ile görevine iade edilmesinin, yaşanan haksızlığın ve adaletsizliğin boyutlarını göz önüne serdiği ifade edildi. İhraç kararları ile birlikte ihraç edilenlerin ve birinci derece yakınlarının pasaportlarına el konulması ve yurt dışı çıkış yasağı getirilmesi çok ciddi sorunları beraberinde getirdi. Özellikle çocukları yurt dışında eğitim alanlar açısından telafisi mümkün olmayan sonuçlar ortaya çıkardı.



2017’DE 1190 EĞİTİM SEN ÜYESİ SÜRGÜN EDİLDİ

2017 Yılı MEB Faaliyet Raporu’na göre, sadece 2017 yılında MEB bünyesinde 17 bin 113 inceleme ve soruşturma yapıldı. 133 kişiye uyarma, 374 kişiye kınama, 7298 kişiye aylıktan kesme, 680 kişiye kademe ilerlemesinin durdurulması, 47 kişiye devlet memurluğundan çıkarma, 51 kişiye adli teklif, 8530 kişiye disiplin yönünden idari ceza teklifi getirildi. MEB tarafından büyük bir sürgün furyası başlatıldı, tamamen idari ve siyasi tasarruflarla 1190 Eğitim Sen üyesi hukuksuz bir şekilde sürgün edildi.

YENİ ATAMALARLA GÜVENCESİZ ÖĞRETMENLERİN SAYISI 64 BİN 300 OLACAK

Öğretmen atama süreçlerinde dikkat çeken en önemli değişikliklerden birisi 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında getirilen mülakata dayalı ‘sözleşmeli öğretmenlik’ uygulaması oldu. Raporda Türkiye’de mülakat sınavına dayalı tüm uygulamaların ‘siyasal kadrolaşma’nın önünü açarak sayısız haksızlığa neden olduğuna dikkat çekildi. 15 Temmuz sonrasında tüm kamuda olduğu gibi eğitim alanında da sözlü sınav/mülakat üzerinden sözleşmeli öğretmen atamaları sonucunda toplam 39 bin 300 sözleşmeli öğretmenin ataması yapıldı. 2018 yılı başında ücretli öğretmenler arasından yapılan 5 bin atama ile birlikte toplam sayı 44 bin 300’e çıkarken, 2018’de ataması yapılacak olan 20 bin yeni sözleşmeli öğretmenle birlikte, eğitimde güvencesiz olarak istihdam edilen sözleşmeli öğretmen sayısı 64 bin 300’e çıkacak.

EMEKLİLİK İSTEĞİ ARTTI

Raporda bir başka dikkat çekici nokta ağırlaşan koşullar altında öğretmenlerin mesleklerini icra ederken mutsuzluğunun onları emekliliğe sevk etmesi. 15 Temmuz darbe girişimi öncesinde emeklilik dilekçesi vermiş olan öğretmen sayısı 9 bin 943 olmasına rağmen, darbe girişimi sonrası ilan edilen OHAL KHK’lerin de etkisiyle, 2017 yılında yüzde 68 gibi yüksek bir oranda artarak 14 bin 548’e çıktı.

SINAV SİSTEMİ SÜREKLİ DEĞİŞTİ

Bu süreçte sınav sistemleri de yapboz gibi sürekli değiştirildi. TEOG yerine getirilen yeni ortaöğretime geçiş sistemi, öğrenci ve veliler açısından ciddi sorunları gündeme getirdi.

MEB’in ‘sınavı kaldıracağız’ söylemiyle başlayan ve devamında gelen çelişkili açıklamalar, yerleştirme kılavuzunun açıklanmamasıyla öğrencilerin ve velilerin ne ile karşılaşacaklarını bilmedikleri bir liseye geçiş sistemi ortaya çıkardı.  MEB tarafından yapılan açıklamaya göre, 2 Haziran’da sınava giren 1 milyon 200 bin öğrencinin sadece  yüzde 10’u, yani 126 bin 536 öğrenci, ‘nitelikli’ olarak tarif edilen 1367 okula yerleşecekken, bu okulların yarısından fazlasının imam hatip ve meslek liselerinden oluşması eleştirileri de beraberinde getirdi.

AKADEMİDE TASFİYELER VE YENİDEN İNŞA

OHAL KHK’lerinden üniversiteler ve akademisyenler de ciddi şekilde etkilendi. OHAL KHK’leri ile 5 bin 904 akademisyen, 1408 idari personel olmak üzere toplam 7 bin 312 kişi üniversitelerden ihraç edildi. KHK’lerin hedefinde barış da vardı. ‘Barış akademisyenleri’nden  404’ü ihraç edildi. Raporda üniversitelerde yaşanan tasfiye şu şekilde değerlendirildi: “İktidar, özellikle üniversitelere yönelik KHK ihraçları aracılığıyla sadece dünya çapında tanınan ve alanlarında en iyi bilim insanlarını tasfiye etmekle kalmamakta, akademiyi kendi siyasal çizgisinde yeniden inşa etmenin hesaplarını yapmaktadır.”



AKADEMİDE GÜVENCESİZ İSTİHDAM DÖNEMİ

Diğer yandan akademide de güvencesiz istihdam uygulamaları yaygınlaştı. 674 sayılı OHAL KHK’si ile 13 bin 179 ÖYP’li araştırma görevlisinin kadrosu değiştirildi ve kadroları yıllık sözleşmeli istihdam biçimi olan 50/d’ye dönüştürüldü. ÖYP’lilerin özlük ve sosyal haklarının gasbedilmesi anlamına gelen bu düzenlemeyle, 13 bin 179 araştırma görevlisinden rektörlerin ‘makbul’ görmediği kişileri bir talimatla işten atabilmenin önünü açtı.

OHAL sürecinde üniversitelere yönelik en ciddi darbelerden birisi üniversitelerin demokratik işleyiş mekanizmalarına yönelik oldu.  29 Ekim 2016 tarihinde yayımlanan 676 sayılı KHK ile rektörlük seçimleri kaldırıldı. Bu sistemin yerine rektörlerin doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından atanması uygulaması getirildi. Yapılan bu düzenleme ile hükümetin, üniversiteleri yeni sistemine uygun biçimde yapılandırmasıyla üniversite bileşenlerinin iradesi yok sayıldı.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER 15 TEMMUZ HABERLERİ