15 Temmuz’da Gölbaşı’na ‘bomba atan’ uçak o gece hiç uçmamış

15 Temmuz gecesi Havacılık Dairesi'ni bombaladığı iddia edilen 94-0110 kuyruk numaralı uçak, bilirkişi uzmanlarının uçuş kayıt bilgileri ve kara kutuları incelemesi sonucu hazırladıkları rapora göre 15 Temmuz günü hiç uçmamış.


15 Temmuz’un yıldönümünde cevap bekleyen sorulara bir yenisi daha eklendi. Darbe gecesi Ankara Gölbaşı’nda bulunan Emniyet Genel Müdürlüğü’ne ait Havacılık Dairesi’nin bombalanması ve 7 polisin şehit edilmesi ile ilgili Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada 141 sayfalık bilirkişi raporu ve mahkeme tutanakları büyük bir skandalı ortaya çıkardı.

Nordic Monitor‘un haberine göre pilotlar Mehmet Çetin Kaplan ve Ertan Koral’ın 8 kez müebbet hapis istemi ile yargılandığı iddianamede 15 Temmuz gecesi Havacılık Dairesi’ni bombaladığı iddia edilen 94-0110 kuyruk numaralı uçak, bilirkişi uzmanlarının uçuş kayıt bilgileri ve kara kutuları incelemesi sonucu hazırladıkları rapora göre 15 Temmuz günü hiç uçmamış. Uçağın en son 14 Temmuz günü göreve çıktığı yine ayrı raporda teyit ediliyor.





Mahkeme sunulan bilirkişi raporunda, iddianamenin aksine bombalamayı yaptığı iddia edilen 94-1562 kuyruk numaralı uçağın Akıncılar Üssü’nden darbe gecesi 00:01’de kalkıp aynı üsse 01:56’da indiği bilgisi yer alıyor. Ancak Gölbaşı’ndaki Havacılık Dairesi’nin bombalanması resmi kayıtlara göre 23:18’de gerçekleşti.

Yani iddianameye göre bombalamayı yaptığı iddia edilen uçak o gece hiç uçmamış, bilirkişi raporuna göre bombayı attığı iddia edilen uçak ise Gölbaşı’nın bombalanmasından yaklaşık 45 dakika sonra havalanmış.





İddianame ile bilirkişi raporları arasındaki çelişki bununla da bitmiyor. Gölbaş’ını bombaladıkları için yargılanan pilotların hangi kuyruk numaralı uçakla uçtukları henüz tespit edilemedi, pilotlar o gece havalandıkları ve üsse döndükleri iddia edilen uçakla ilgili bilirkişi incelemesine göre bir adet GBU-10 bombası yüklendiğinin ve üsse dönüldüğünde bu bombanın uçakta yüklü olarak iniş yaptıklarının yine resmi kayıtlarda yer aldığını iddia ediyor.

Pilotlar ifadelerinde, bir uçağın bomba atıp atmadığının tespitinin çok kolay olduğunu, silah ateşleyen bir elden alınan svap örneği gibi uçaklarda yapılan chartic incelemesinden ve tellerin pozisyonundan bunun tespit edilebileceğini ve raporlarda üsse dönüş yaptıklarında yer görevlilerinin hangi mühimmatla iniş yaptıklarını kayda geçirdiklerini söylediler.




Pilotların ifadelerinde bombalanmanın gerçekleştiği saatlerde havada değil Akıncı Üssü’nde bulunduklarını ve kamera görüntüleri ile bunun sabit olduğunu iddia ediyor.

Bilirkişi raporunda o gece uçan uçaklarla ilgili ayrıntılı bilgilere rastlanırken bombalamayı gerçekleştirdiği iddia edilen uçakla ilgili bir çok bilginin eksik olduğu göze çarpıyor.

Pilotlar telsiz konuşmaları ve dikta raporlarında kullandıkları iddia edilen Aslan 1 Aslan 2 çağrı kodlarını hiç kullanmadıklarını, kendilerine ait çağrı kodunun “Kurt” olduğunu yine mahkemede dile getirdiler.

    

“BUNLARIN ANALARI, KARILARI HELAL”

Gözaltına alındıktan yaklaşık 2 yıl sonra 14 Şubat 2018 tarihinde mahkemeye çıkarılan pilotlar yalan ifade vermeleri için ağır işkence gördüklerini, eşlerinin ve sevdiklerinin fotoğrafları gösterilerek tehdit edildiklerini iddia ettiler. Daha önce defalarca olduğu gibi TMH (Terörle Mücadele Hareketi) kapsamında uçuşa çıkacakları bilgisi ile göreve çağrıldıklarını ifade eden pilotlar mahkemede, gözaltına alındıktan sonra yaşadıkları detaylı olarak anlattılar.

Yargılanan pilotlardan sanık Mehmet Çetin Kaplan ifadesinde “16 Temmuz 2016 öğleden sonra lojman nizamiyesinde ailem ile birlikte sivil kıyafetli olarak çıkıyordum. 10:15 arasında elinde silah olan MP5 ve tabanca bunlar sonradan emniyet ve istihbarat mensubu olduğunu öğrendiğim kişilerce silah doğrultarak durdurulduk. Askeri kimliklerimiz istendi. Kimliklerimiz alındıktan sonra hiçbir karşı koyma hareketi yapmamama ve üzerimde silah olmamasına rağmen aniden kapıyı açtılar ve sinkaflı küfürler edilerek yere yatırıldım ters kelepçe takılarak tekmelenmeye başlandım. Suratıma kasıklarıma ve vücuduma her yere tekmeler atılıyordu. Eşimi de arabadan indirerek 1 buçuk yaşındaki bebeğimizi eşimin kucağından alıp yere fırlattılar eşimi de elle taciz ediyorlardı. Sözlü olarak küfür ve hakaret ediyorlardı. Bu insanlardan duyduğum bazı sözleri sizinle paylaşacağım. Bu sözler bunların lojmanlarını yakalım. Anaları ve karıları bize helal çocuklarının kafasını keselim şeklinde sözlerdi. O gözaltına alınış esnasında ve en son hatırladığım bebeğim yerde ağlıyor eşim de yerden çocuğu almaya çalışıyordu.” sözlerini yer verdi.

Pilotlar savunmalarını hazırlamak ihtiyaç duydukları dava dosyalarının tamamının kendilerini verilmediği ve avukatları ile görüşmelerinin sınırlandığı ve bütün konuşmalarını sesli ve görsel kayıt altına alındığı belirttiler.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER 15 TEMMUZ HABERLERİ